TÜKETİCİNİN KORUNMASI VE PİYASA GÖZETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Yapılan Denetim Sayısı 50 Bin Adet Ürünü, Uygulanan Yaptırım Miktarı da 700 Bin Lirayı Buldu

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, kırtasiye ürünlerine yönelik olarak 2011 yılından bu yana çeşitli illerde denetimler yapıldığını ve sonuçta ürünü güvensiz bulunan üretici/ithalatçılara karşı çok ciddi yaptırımlar uygulandığını belirtti. Bakan Yazıcı, üç yıl sonunda bu kapsamda yapılan denetim sayısının 50 bin adet ürünü, uygulanan yaptırım miktarının da 700 bin lirayı bulduğunu kaydetti.

Yazıcı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın tüketicilerin günlük hayatının vazgeçilmezi olan tekstil, ayakkabı, mobilya, kırtasiye, çocuk bakım ürünleri ve hobi-spor ekipmanları gibi birçok ürünün güvenliğinin sağlanmasından sorumlu olduğunu ifade etti.

Çok yakında yeni eğitim öğretim yılının başlayacağına işaret eden Yazıcı, bu dönemde kırtasiye ürünleriyle ilgili denetimler yapıldığını ve önlemler alındığını bildirdi. Bu kapsamda; Bakanlıkça yürütülen "Bazı Tüketici Ürünlerinin Tehlikeli Kimyasal Madde İçeriğine Yönelik Piyasa Gözetimi ve Denetimine İlişkin Tebliğ" gereğince kırtasiye ile okul kıyafet ve ayakkabılarında kullanımı kısıtlanmış tehlikeli kimyasal maddeler olan azo boyar ve fitalat denetimleri yapıldığı bilgisini veren Yazıcı, şunları kaydetti:

"Bakanlığımız, kırtasiye ürünlerine yönelik olarak 2011 yılından bu yana çeşitli illerde denetimler yapmakta ve sonuçta ürünü güvensiz bulunan üretici/ithalatçılara karşı çok ciddi yaptırımlar uygulamaktadır. Bu üç yıl sonunda bu kapsamda yapılan denetim sayısı 50 bin adet ürünü, uygulanan yaptırım miktarı da 700 bin lirayı bulmuştur. Bu konudaki kararlılığımız sektördeki firmalarca da anlaşılmış ve bu süreçte ciddi iyileşmeler olmuştur. Örneğin, ilk iki yıl verilerini karşılaştırdığınızda, güvensiz ürün sayısında yüzde 50'ye yakın azalma olmuştur. Bu da bizi sevindirmekte ve bütün yorgunluğumuzu unutturmaktadır."


Yaptırımlar Son Derece Caydırıcı Oluyor

Güvensiz ürün üreten veya ithal eden firmalara yönelik yaptırımların, alışılmışın dışında sadece para cezası değil ürünün toplatılması, kamuoyuna ilanı ve imhasını da içerdiğini belirten Yazıcı, bu yönü ile yaptırımların son derece caydırıcı olduğunu ifade etti.

Söz konusu yaptırımların tamamının, ilgililer tarafından yerine getirilmesi için sıkı şekilde takip edildiğini, yükümlülüğünü yerine getirmeyenlerin yerine Bakanlık olarak gereğinin yapıldığını ve ilgiliden tahsil edildiğini anlatan Yazıcı, şöyle devam etti:

"Bu seneki denetimlerimizde geçen yıldan farklı olarak, bu yıl başında yürürlüğe giren 'Tüketici Ürünlerinin Güvenlik Risklerinin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ' gereğince ürünlerde bulunan ve kanserojen olan ağır metalleri de denetlemekteyiz. Bunlarda en az öncekiler kadar tehlikeli ve sağlığa zararlı. Kırtasiye ürünleri ve okul kıyafetlerine yönelik belirlenen 10 ilde denetimler yaptık ve yapmaya devam ediyoruz. Bunlar, tüketicilerimizin ve üretici/ithalatçılarımızın yoğun olarak bulunduğu merkezler. Örneğin; İstanbul, Trabzon, İzmir, Adana, Şanlıurfa, Kayseri, Eskişehir, Bursa gibi iller.

Okullar açılmadan önce denetim sürecini tamamlamayı ve yine denetim sonuçlarını en kısa sürede kamuoyu ile paylaşmayı planlıyoruz. Bu denetimlerde amacımız hem tüketicilerimizin korunmasını sağlamak hem de üretici, ithalatçı ve satıcılarımızın konu hakkında farkındalığını artırmaktır. Malum olduğu üzere, mevzuat yayımlamak yetmiyor, söz konusu mevzuatın uygulamasını da yapmak ve bu şekilde hayata geçmesini sağlamak gerekiyor."

Kırtasiye ürünlerinin taşıdığı risklerin genelde kimyasal nitelikte olduğu bilgisini veren Yazıcı, bu nedenle basit el ve göz muayenesi ile tespit etmenin neredeyse imkansız olduğunu bildirdi. Bakan Yazıcı, bunu tespit etmek için denetimlerde numuneler alındığını ve akredite laboratuvarlarda test edildiğini belirterek, test sonucunda ürünlerin, limitlerin üzerinde kimyasal madde içerdiğinin tespit edilmesi halinde piyasadan toplatıldığını ve ayrıca idari para cezası uygulandığını kaydetti.

Tüketicilerimize ve Velilerimize De Büyük İş Düşüyor

Bu noktada, tüketicilere ve velilere de büyük iş düştüğünün altını çizen Yazıcı, "Kırtasiye ürünleri özelliği gereği küçük hacimli ve piyasada çok yaygın şekilde bulunan ürünler. Bu nedenle, bizim denetimlerimizin yanı sıra velilerimizin de ürünleri satın alırken seçici olmalarını ve kaliteli ürünleri tercih etmelerini tavsiye ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Bakan Yazıcı, velilere kırtasiye ve okul malzemesi alışverişlerinde şu hususlara dikkat etmelerini istedi:

-Kırtasiye ürününü seçerken üretici/ithalatçısının açık adının ve adresinin bulunduğu ürünler tercih edilmelidir. Merdiven altı diye tabir ettiğimiz markası-modeli belli olmayan üretici/ithalatçısına dair hiçbir bilgi bulunmayan ürünleri tercih etmemelidirler.

-Satın alınan kırtasiye ürünlerinde, özellikle boya kalemlerinde 'EN 71 standardına uygundur' ibaresinin bulunup bulunmadığına bakmalıdırlar.

-Oyuncak şeklinde olan veya oyuncak niteliği taşıyan kırtasiye ürünlerinde ise hangi yaş grubuna yönelik olduğuna dair ibarelerin ve diğer uyarıların bulunup bulunmadığına bakmalıdırlar. Örneğin, 36 aydan küçük çocuklar için risk oluşturan kırtasiye malzemelerinde bulunan uyarılar yaşanabilecek kazalara karşı dikkate alınmalıdır.

-Yine oyuncak şeklinde olan kırtasiye ürünlerinde 'CE' markasının bulunup bulunmadığını kontrol etmelidirler.

-Özellikle plastik, tekstil ve deri ürünlerinde renk ne kadar koyuysa o kadar çok boyar madde kullanılmış demektir. Bu nedenle, kimyasal kokan koyu renkli ürünlerden kaçınılmalı. Alındığında kullanılmadan önce mutlaka yıkanmalıdır. Islandığında renk veren, boyası akan koyu renkli elbiselerin cilde teması tehlikelidir.

Satın Aldıkları Ürününün Güvensiz Olduğunu Düşünenler, Şikayette Bulunabilirler

Yazıcı, bu sayılanların, velilerin imkanları dahilinde yapabilecekleri basit kontroller olduğunu belirterek, bununla birlikte, satın aldıkları bir kırtasiye ürününün güvensiz olduğunu düşünenlerin, bakanlığın "tuketici.gov.tr" adresli sitesinden veya "ALO 175 Tüketici Hattı"ndan şikayette bulunabileceklerini ifade etti.
Bakanlığın birinci önceliğinin çocukların sağlığının korunması olduğunun altını çizen Yazıcı, bu nedenle, tüketicilerden bu yönde gelecek şikayetlerin büyük bir özenle incelendiğini ve sonuçlandırıldığını bildirdi.